22 Ağustos 2009 Cumartesi

Hadis Meselesi !


Hadis-i Şerif, Hz. Muhammed (SAV)'in söylediği sözler anlamına gelir..
Cahiliye devri, islam öncesi Arap Yarımadası'nın durumudur..
Lakin, değişen bir şey olmamış, kanaatimce o mübarek sözler günümüze dürüstçe gelememiştir.
Hadis vardır, sahih hadis vardır.. Sahih hadis nedir? Gerçek hadistir.. Ama neye göre, kime göre?
Sahih denilen hadislerin doğruluğu da şüphelidir..
Misal;
"Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışınız."
Bugün her hocanın (hele cenaze namazlarında) ağzından düşürmediği ve hadis dediği bir cümledir.
Evet güzel bir cümledir. Ama hadislik ile ilgisi yoktur. Ne hadistir, ne sahih hadistir.
Bu sözü peygamber efendimiz söylememiştir. Bu cümlenin orjinali şudur;
"Bu insanlar hiç ölmeyeceklermiş gibi çalışıp, ölmek üzerelermiş gibi tıkınıyorlardı."
Kim söylemiştir? Plato!
Kimler için söylemiştir? Agrigentum'lular için!
Plato kimdir? Milattan önce 427 yılında (yani 2436 yıl önce) doğmuş, Yunan filozoftur..
Agrigentum neredir? Sicilya adasının güney kıyısında bir antik kenttir..

Hz. Muhammed (SAV)'in her sözü mutlak güzeldir. Ama her güzel söz de O'nun değildir..
Bu çoğu hoca kısmının, peygamberi, dini, kitabı sevdirmek için bunca kasması nedendir?
Bu neyin çabasıdır?! İslam ehlinin aklı fikri yok mudur? Sen sevdirmezsen, sevemeyecekler midir?
Olmayanı, oldu göstermek ile kimi, neyi yücelttiklerini sanmaktalar?
Bu sözü Plato söylemişse gidip ona mı tapacağım ben? Doğrusunu öğren, öğret ki hoca olasın!
Halbuki, bunu sözde çok okuyup takip ettikleri Fethullah Gülen hocaefendileri bile açıklamıştır!
Hoş onu da okudukları yok ya!

Bu hadis meselesine bir örnekte şudur ki;
"Ben Arap'ım ama Arap benden değildir" / "Arapları seviniz çünkü ben de Arap'ım"
Bu cümlelerin ikisine de bazı çevrelerce hadis denilir. Tabii birini kabul eden diğerini kabul etmez..
Bence ikisi de hadis değildir, uydurmadır.
Överken "7 cihan serveri", "Uğruna 18.000 alem yaratılan", "Allah'ın sevgilisi" tabirlerini kullandığımız birini, ben "Arap" kabuğuna sığdıramam!
"Arap değilse neden oraya indi, neden Türkler'e inmedi?" türü Arap sevdalısı soruları da,
'Araplar bozuktu, Türkler değildi. Peygamber yol gösteren demektir, yolunu kaybedenlere indi" diye cevaplamakla mükellefim ben, şahsen, bizzat kendim!

10 yorum:

devenin_bale_papucu dedi ki...

Hangi hadisler sahihtir sanırım Kuranı Kerim'e göre cevap buluyor..Peygamberimiz Kuranın yaşayan halidir bize örnek olması açısından..Ya yazılarını okuduğum kadarıyla öyle dine kitaba peygambere karşı biri değilsin onun için burda yok öyleydi yok böyleydi demiyeyim...Sadece şunu söylüyeyim bi dost tavsiyesi Hadis olayını biraz daha araştır olur mu?Bilmeden yanlış yargılarda bulunmanı istemem..Sevgiyle ve huzurla kal inş.

TheTurk dedi ki...

Sevgili DBP,
Evet dine, kitaba, peygambere karşı biri değilim. Hem de hiç..
Tavsiyen için de teşekkür ederim, lakin araştırmadan kalem kıpırdatmam.. Ki yukarıda okuduğun örnekteki "hadis meselesi" de bizzat yaşayarak tecrübe ettiğim bir durumdur. Yani araştırmaktan da öte..
Ve Kuran'ı Kerim'e göre sahih hadis meselesini bana açmanı isterim. Amenna peygamberimiz Kuran'ın yaşayan halidir. Ve elbet onun hadisleri vardır. Bir insan yaşamı boyunca hiç mi söz söylemez? Söyler. Söyledikleri de hadistir.. Buna bir itirazım yok. Ama sahih meselesidir benim kastım. Yukarıdaki örnekte bahsettiğim hadis doğru değildir mesela ki bunu da açıkladım. Umarım anlatabilmişimdir derdimi?
Sağlıcakla..

Quaresma7 dedi ki...

Sahih denilen hadislerin doğruluğu da şüphelidir..

Kanımca hadislerin nasıl derlendiği hakkında bir fikriniz yok. varsa dahi bu konuda ilim olarak çok eksiğiniz var. Buhari, Müslim, Tirmizi, Beyhaki, Hakim vs. El-Sahiheyn dediğimiz kitapları yazarken hadisin güvenilirliğini hangi süzgeçlerden geçirdiklerini öğrenin derim. Hiçbir sahih hadisin doğruluğu şüpheli değildir. Ayrıyetten postta sahih olduğu söylenen ama uydurma çıkan hadiste hiçbir sahiheyn kaynakta geçmemektedir. Araştırırsanız görceksiniz.

devenin_bale_papucu dedi ki...

anlaşıldı tamam:)hakkını helal et..sağlıcakla..

TheTurk dedi ki...

Quaresma7 kardeşim,
Fikrim de var, ilmim de var, bu kişileri tabiri caizse yutmuşluğumda var nacizane..
Elbet eksiğim de var. Hangi ilim tam ola ki?
Ve elbet senin bana, benim sana bazı üstünlüklerimiz de vardır. Ama "ben doğruyum, sen yanlışsın" ile ne çözülür ki? Biraz daha naif olmakta fayda var..
Postta bahsettiğim konu da zaten sahih olmayan bu cümleyi, bunu alimlerin bile belirttiği halde ammavelakin bir türlü bazı imam efendilerin kavrayamadıklarıdır.

Son cümle düşük oldu ama hakkını helal et..

@ DBP, Estağfurullah, helal olsun.

Quaresma7 dedi ki...

Ben doğruyum sen yanlışsın değil efendim. Mesele bu değil zaten. Yazdığınız yorumun ne benim değindiğim konuyla ne de yazdığınız postla bir alakası vardır. Aahih denilen hadislerin doğruluğuda şüphelidir demek ne demektir? Bunun bir açıklamsını yapmıyorsunuz. Hadislerin sahih olmasına hocalar, hacılar, imamlar karar veremezler. Yeyip yuttuğunuzu söylediğiniz hadis ilmi üstadlarının el-sahiheyn lerinde şüphe yoktur yoktur yoktur. Konu ben doğruyum siz yanlışsınız değil. Ben size doğrusunu söylüyorum, yanlıştan dönün diyorum... Amacım ne uzatmak, ne de sizin yanlışınızı ortaya çıkarmak. Böyle anlışılıyorsam afola. Ama hatalısınız. Bu cümle hatalıdır nokta. Hiçbir sahiheyn, tek bir tanesi dahi şüpheli değildir. Anlatmaa çalıştığınız şeyi yanlış anlatmış olabilirsiniz, ynlış bir cümle kurmuş olabilirsiniz bilmiyorum. Ama bu yanlıştır. Hadis alimlerini yeyip içerken onların bu hadislerinin neden sahiheyn olduğu konusunu atlamışsınız bu kadar söyleyeyim.

Çok da basit bir örnek vereceğim. Misal Peygamber Efendimizin Ebu Hureyre için duası vardır O'nun duyduklarını unutmaması için ve Ebu Hureyre'nin 5500 den fazla rivayet ettiği hadis vardır. Nasıl şüpheli olabilir bu Allah aşkına? Kusura bakmayınız ama bu cümle benim anladığım anlamdaysa hatalıdır.

TheTurk dedi ki...

Sevgili kardeşim,
Anlamamakta ısrar ediyorsunuz.
Yazımı tekrar okuyunuz.
Yazımdaki tek özne bu imamdır.
Daha da uzatmayacağım, ne yazarsanız da başımla beraber, yayınlayacağım.

Quaresma7 dedi ki...

Tekrar okudum efendim.Bence sizde yazınızı "Misal" bölümüne kadar tekrar okuyunuz.

Sahih hadis nedir? Gerçek hadistir.. Ama neye göre, kime göre?
Sahih denilen hadislerin doğruluğu da şüphelidir..

Burada hitap imama değil. O konuya misalden sonra giriyorsunuz. Burada konu genel hadisleri bağlayıcı. Buradan başka hiçbir anlam çıkmıyor üzgünüm. Neye göre, kime göre? sorusunu sormanız bu hadislerin nasıl sahiheyn olduğunu, neden sahiheyn denildiğini bilmediğinizi gösteriyor. Sahih hadislerin doğruluğunun şüpheli olduğunun söylenmesi tek kelimeyle üzücü. %100'de yanlış.

Artı sahih hadis konusundan sonra misal vererek yazdığınız hadis sahih değildir. Bu konunun örneği olamaz zaten. Hadisin sahih olması için sahiheyn kaynaklardan birinde geçmesi gerekir ki, başımı koyarım o hadis sahih kaynaklarda geçmiyor. E geçmiyorsa bu konunun misali nasıl bu hadis oluyor.

TheTurk dedi ki...

Selamlar..
Sondan başlayayım.
Son hitap genele gördüğünüz üzere..
Son verdiğim örnekte "bazı çevrelerce hadis denilir bence ikisi de hadis değildir" cümlesini idrak edemiyormusunuz merak içindeyim.. Burada sizinle aynı şeyi söylüyoruz. Sahiheyn kaynaklarda vardır bu demiyorum değil mi? Her insan Buhari, Tirmizi, Müslim okumamıştır. Ama bu, o insanların ağızlarını büzer mi? "Deniliyor" diyorum, demek ki duyuyorum..

İkincisi, hayır, hiç birşeyi bilmediğimi göstermiyor. Bu sizin inancınız. Sahiheyn kaynakları bilirim, okudum da uzunca süre. Beni %100 tatmin etmediğini söylersem de "dinsiz imansız" mı diyeceksiniz bana? Sahiheyn Kaynak dediğiniz eserler, benim için eserdir. İnsan yazgısıdır, hiç bir zaman da hiç bir insan yazgısı benim için Kuran'ı Kerim bağlayıcılığını taşımamaktadır. O yüzden orada yazanlara inansam da, inanmasam da, ben %100 diyemem sizin benim fikirlerime %100 yanlış dediğiniz gibi. Size göre doğrudur, hatta tüm dünyaya göre de doğru olabilir, ama beni tatmin etmiyorsa, bu da benim şahsi blogumda ki, şahsi fikrimdir. Zannımca bu yazı hiç kimseye öğretici bir değer katmamaktadır, başımdan geçen, gördüğüm lüzum üzerine karaladığım bir kaç satırdır. Okunması, kaale alınması yönünde dayatmam da yoktur. Okuyandan zararsız fikrime katılmalarını değil, nacizane saygı beklerim sadece. Nitekim bahsettiğimiz kaynaklar bir Kuran-ı Kerim gibi benim için de, sanırım sizin için de "tartışılmaz" kaynaklar değildir. Bu kaynakları yalayıp yutmak da bağlayıcı değildir. Das Kapital'i okuyup mantıklı/mantıksız mevzular bulunsa da bağlanmadığım gibi. Ki bu da beni bağlar..
Netice de, fikirlerimde hatalı da olabilirim. Ama eğer yazımın sonunda okuyucudan yardım talep etmemişsem düzeltilmem hakkında, demek ki fikrimi tartışmaya da açmamışımdır. Fikrime karşı çıkabilirsiniz, sizce olması gerekenleri de "bence" diyerek yazabilirsiniz. Ama %100 yanlış diyemezsiniz. Bu hususu istirham ederim.

TheTurk dedi ki...

Sevgili Quaresma 7'nin cevap niteliğinde, öğretici ve emek sarfettiği son yorumunu maalesef üzülerek üslubundan dolayı yayınlamıyorum.
Yanlış anlaşılmasın, üslubunda aşağılayıcı, amiyane, kaba tabirler yok. Ama daha önceden uyardığım tavırlar sözkonusu.
Hayranı olduğu Hatipoğlu hocamızdan hoşgörü, insan ilişkileri ve tavırlar hususunda biraz feyz almasını tavsiye ederim. Hakkını helal etsin.

Blog Widget by LinkWithin