Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2009 Pazartesi

Klişe !

Dizi sezonu başladı ya, hanım kuruldu ekran başına bugün.. Dizisi Son Bahar vardı tabi, kaçırmaz.. Takılayım dedim yanında, ama dizi bana takıldı.. Klişe, klişe, klişe..
Hiç mi bıkmazlar, hiç mi özgünlük aranmaz ya?! Hep aynı "tür"..
Zengin, genç, yakışıklı erkek.. Yanında az soslu bi fakir kız.. Yada zenginken fakir olanı..
30-35 yaşını geçmemiş başrol erkekleri hep holding sahibi, hep ağa.. Öehh..
Eski Yeşilçam filmlerini, garip Sadri Alışık figürlerini özledim..
Hatta yeminle Kemal Sunal filmleri bile daha gerçekçiydi..
Komedi dizilerimizde sıkıntı yok. Absürd olsa da çoğu, özgünlük var..
Ama Romantik/Aşk dizisi dedin mi, illa ki genç-yakışıklı-zengin başrol oyuncusu şart!!
Diye düşünürken...
Serhat Tutumluer sempatimden dolayı izlediğim Kül ve Ateş adlı dizide de aynı mantığı gördüm; 20 yaşında 2 fakir genç arkadaş var..
Biri daha da fakir, diğeri de ortadirek işte.. Sonra bu daha fakir olan genç besleme olduğu evde hırsızlık suçlamasıyla maphushaneye gidiyor. Diğer genç bilinmiyor bu arada..
Sonra bir "15 yıl sonra" yazısı ile karşılaşıyoruz ekranda.. Ve...
Bu fakir genç (Serhat Tutumluer) memleketine bir dönüyor ki vay anam vay..
Kapısında köle adamlar, jeepler falan para gırla.. 300.000 verip eski arkadaşına (Erkan Bektaş) at hediye ediyor. Hediye verdiği arkadaşı da büyümüşte o memleketin en zengini olmuş haa. Gelde kudurma şimdi..
Bre lavuk! Senin anan bunca zaman hizmetçilik yaptı, sen 20 yaşında maphusa gittin, 15 sene sonra 35 yaş olarak bir döndün ki memleketin maaşını verecek durumdasın!
Ya esasoğlana komplo kurup maphusa yollayan diğeri? O da memleketin en zengini olmuş sıfırdan..
Bunların ikisi de 35 yaş, genç, yakışıklı, zengin.. Hem de sıfırdan, 15 yıl içinde.. Sktrn lan ordan!
Biz de genciz, yakışıklıyız, ticaret adamıyız da, peki biz niye 15 senedir holding sahibi olamadık ki?
Hatayı kendimde aramalı, kıvıramadık bu işleri besbelli. (KPSS diye bişey varmış ona çalışılacak)

Son dönem klişelerinden aklımda kalanlar;
Son Bahar / Erkan Petekkaya: Genç, yakışıklı, holding sahibi zengin..
Kül ve Ateş / Serhat Tutumluer ve Erkan Bektaş: Genç, yakışıklı, zengin.. x 2
Kış Masalı / Cemal Hünal: Genç, yakışıklı, toprak zengini, ağa..
Unutulmaz / Serhan Yavaş: Genç, yakışıklı, holding sahibi zengin..
Binbir Gece / Halit Ergenç ve Tardu Flordun: Genç, yakışıklı, holding sahibi zengin.. x 2
Bir de bütün bunların özelliklerinin (genç/yakışıklı/zengin) yanına "ağa" sıfatı alanlar var ki bunların da normal ismi yoktur. Hasan, Hüseyin, Ali, Veli çıkmaz onlardan..
Memleket genelinde %0.001'den fazla kullanılan bir isim kullanılırsa ağalık ayağa düşer.
Zira ağanınkinin üstüne pokh olmaz;
Sıla / Mehmet Akif Alakurt (Boran Ağa)
Asmalı Konak / Özcan Deniz (Seymen Ağa)
Hayır yani kıskandığımdan değil kardeşim! Memleket meselesi olarak görüyorum ben..
Saf yurdum kızları bunları izleyip "hakkaten böyle (genç/yakışıklı/zengin) adamlar da varmıştır, bizim mahalledeki Mehmet'i napayım, işyerindeki memur Ahmet'i gtüme mi sokayım" diye diye evde kalmışlardır, yurdum delikanlıları da böylece duvara tırmanır olmuşlardır..
Zira bu (genç/yakışıklı/zengin) mandavalların dizilerde hiiiçççç zengin kızlarla işleri olmamıştır... Nerede köylü/mahalli/yerel/fakir/besleme kız varsa, hep onlara aşık olmuşlardır..
Yurdum külkedisi kızları da özenmekte, beyaz jeepli prensini beklemekte haklıdır..
Mutlak gelip bulacaktır onu beyaz jeepli prens.. Evde bulamasa, yolda yada semt pazarında üstüne su sıçratmak suretiyle özür dilemekle başlayacaktır aşkları..
Sonuç olarak; başlık paralı eski düzenin daha anlamlı olduğu varsayıyorum..
Başlık parası yüzünden evlenemeyen genç gurbete gider taş taşır para biriktirmeye çalışır, ekonomiye bir katkı sağlardı.. Ama şimdi sayısal lotodan başka umudu kalmadı..

8 Eylül 2009 Salı

Kış Masalı

Cast:
Cemal Hünal, Duygu Yetiş, Fırat Çelik, Birce Akalay, Suzan Aksoy, Menderes Samancılar..

Senaryo:
Gül Oğuz, Mahinur Ergun
ATV'de yeni bir dizi başladı.. Kış Masalı..
Bursa'da, Uludağ eteklerinde çekilen dizi, müthiş Bursa görselleri sunuyor.
Sırf Bursa'nın saklı cevherini görmek için bile izlenilmelidir. Aha da tavsiye ettim.

18 Ağustos 2009 Salı

Monk

Monk; Karısı Trudy’nin 1997 yılında öldürülmesinin ardından saplantı-zorlantı (obsesfif-kompulsif) bozukluğu ve çeşitli fobilerle baş etmek zorunda kalan, ürkek ve komik bir kişiliğe sahip malulen emekli polis dedektifi Adrian Monk (Tony Shalhoub)’un başrolü aldığı ve her bölümde farklı farklı olayları müthiş zekası ve herkesten kaçan ama ondan kaçamayan ipuçlarını dikkatle birleştirerek çözdüğü, Emmy ödüllü efsane dizimdir..


Adrian Monk rolündeki Tony Shalhoub, dizi yayınlanmaya başladığından beri Emmy ve Golden Globe ödüllerine ambargo koymuştur. 2003 yılında ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dalında Altın Küre, 2003, 2005 ve 2006 yıllarında yine ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dalında Emmy ödülü almıştır. Ayrıca dizi 2003 ve 2004 yıllarında ‘En İyi Jenerik Müziği’ dalında Emmy ödülü de aldı..


Dedektifimiz Monk, alışılagelmiş dedektiflerin hiçbirine benzememektedir.. Çok çok ilginç bir karakterdir.. Özünde müthiş naif bir insandır.. Yalnız ürkektir.. Bu ürkekliği bazen bencilliğe varmaktadır.. Özel hemşiresi vardır.. Bu hemşirenin asli görevi, Monk'a mendil vermektir..

Adrian Monk temizlik, titizlik, düzen hastasıdır.. Bu hastalık çok yüksek boyuttadır.. Öyle ki, kenarları köşeli olmazsa, kurabiye bile yememektedir. Tabağına 10 tam sayı ile kare şeklinde ve düzenli yerleştirilmiş kurabiyeler konmalıdır. Yoksa açlıktan ölse yemez! Yine susuzluktan ölse bile "Spring" marka haricinde su içmez. Monk'un belli başlı fobileri vardır. Yaklaşık 150 fobisini sıralamaya göre dizer..
Bu fobiler sırasıyla; Süt, Dikiş iğnesi, Mantar, Gelin, Ayak, Burun, Maymun, Güzel kadınlar, Ateş vs.. olarak devam eder..

Monk, muhakkak izlenilmesini tavsiye edeceğim müthiş bir dizidir.. TNT ve Digiturk ekranlarında denk gelebilirsiniz. İnternetten indirip izleyebilirsiniz.. Veyahut hiç indirmeden buradan da izleyebilirsiniz.

Blog Widget by LinkWithin